30 Ocak 2016 Cumartesi

İvan İlyiç'in Ölümü


Kitabın adı: İvan İlyiç'in Ölümü
Yazarı: L. N. Tolstoy
Yayın evi: M. E. Bakanlığı
Sayfa Sayısı: 90

"Yükseldiği ölçüde hayattan uzaklaşıyordum. Şu halde bunun anlamı ne? Niçin?... Kabil değil! Hayatın bu kadar anlamsız, bu derece çirkin olması imkansız. Gerçekten bu kadar çirkin ve anlamsızca neden ölmeli, hem de ıstırap içinde?... Başka bir şey var bunda…"

"Hayat, çoğalan bir yığın ıstırap, daima artan bir hızla sona, en korkunç ıstıraba doğru tepe taklak inmektir."


Yaşam, Evren ve Herşey


Kitabın adı: Yaşam, Evren ve Herşey
Yazarı: Douglas Adams
Yayın evi: Sarmal Yayınevi
Sayfa Sayısı: 240

"Aklını oynatmayı önlemek için kendini aklını oynatmaya zorlamanın bir anlamı yok."
“Kişilerin tek sorunu takıntılı olmak."

"Hiçbir şey tamamen kaybolmaz."

"Kişinin, inanç dünyasının, merkezi olarak görülmesi gerekir."

"Dokunduğu her yeri acımaktaydı. Kısa bir süre sonra, bunun, asıl acıyanın eli olmasından kaynaklandığını anladı."

"O 'kendisine döndüğü' anlardan birini yaşıyordu, birden dönüp kendinize baktığınız ve "Ben Kimim? Ne yapmaya çalışıyorum? Şimdiye kadar ne başardım? İyi miyim?" diye düşündüğünüz anlardan biri."


"Ne olursa olsun yaptığın işi yap. Ama iyi yap."


Suç ve Ceza


Kitabın adı: Suç ve Ceza
Yazarı: Dostoyevski
Yayın evi: Armoni Yayınevi
Sayfa Sayısı: 453

"Fakirlikte yaradılışınızın yüce duygularını muhafaza edebilirsiniz."

"İlk tanıştığımız insanlara dikkat ve itina ile yaklaşmak, hükümlerimizi iyice tanıdıktan sonra vermek gerekir."

"Dinin tarihi pek çetindir."

"Amacın yüceliği kullanılan araçları meşru kılar."

"Nereye doğru gittiğini bilmemenin ne demek olduğunu hiç denedin mi azizim?"

"Zeka, bence parlak bir varlık, tabiatı güzelleştiren bir süs, hayatın tesellisidir."

"Eğer ağlayan bir adama mantık kuvveti ile ağlayacak hiçbir sebep olmadığını ispat ederseniz, gözyaşlarının hemen dindiğini görürsünüz."

"Küçük oğlana kırmızı beyaz bir sarık sararak Türk kıyafetine sokmuştu."

"Siz, artık size benzemez oldunuz. Gerçi, bakıyor ve dinliyorsunuz; fakat ne görüyor, ne de işitiyorsunuz. Evet evet, bizim konuşmamız gerek."

"Yüz tavşan bir beygir olmadığı gibi, yüz şüphede bir delil olmaz. (İngiliz Atasözü)"

"Bütün mesele, benim kendi fikrimi, önceden verilen hükümlerden, günlük alışkanlıklardan sıyrılarak, geniş ve gelecek sahibi bir kafa ile düşünmektedir."


"Dert ortaklarına, zindan arkadaşlarına baktıkça şaşırıyordu. Bunlar, hayatı ne kadar seviyorlar, ona ne büyük paha biçiyorlardı!... Ona buu adamlar, hayat zindanda iken serbest oldukları zamandan daha çok değer veriyorlar gibi geliyordu."


Dinmeyen Gözyaşları



Kitabın Adı: Dinmeyen Gözyaşları
Yazarı: Raif Cilasun
Yayınevi: Tuğra Neşriyat
Sayfa Sayısı: 263

"Hattı müdafaa yok, sathı müdafaa var."

"Büyüklerin emirlerine elbette uyacağız ama bunu yaparken boynumuzu şeytana da teslim etmeyeceğiz. Düşünmek, aklımızı kullanmak… En büyük silahımız bu olmalıdır. Aklını yerinde kullanan er veya geç zafere ulaşacaktır."

"Hayasını kaybedenin, namusunu lekelemesi gecikmez."

"Bir Müslüman, bir Yahudi veya hristiyanla dostluk kurarken çok dikkatli davranmalıdır. Yoksa bu dostluk kendisine çok pahalıya malolabilir. Hele, onların örf ve adetlerine yakınlık duymaya başlarsa tehlike daha da büyüyebilir. Şunu aklımızdan çıkarmayalım; Müslüman, hiçbir zaman tabii olamaz. Onun yaratılışı taklitçiliğe müsait değildir. O başlı başına değişmez bir bütündür. Ona tabi olunur. Çünkü o matbudur. Bu özellik içinde doğmuştur ve bununla yaşar."

"Gecekondu mahallelerinde yaşanan yasak aşkların adı fuhuş. Ama aynı hayat, lüks semtlerde yaşanırsa, adı sosyete olup çıkıyor!"

"Kültür bir insanın gıdasıdır bence. İnsan sadece ekmekle, yiyecekle yaşayamaz ki. Bu hayvanlara mahsustur. Allah'a inanmakta, kültürün ve ilmin bir gereğidir."

"27 Mayıs 1960 sabahı radyolardan yükselen gür bir ses, ülkede idareyi ordunun ele aldığını ilan ediyordu."

"Evet… 1960 ihtilali bir sabah radyolardan Alpaslan Türkeş'in gür sesinin duyulmasıyla başlamıştı ve Cemal Gürsel Paşanın başkanlığında devam ediyordu."

"Mü'minin lisanı kalbinin ötesindedir. Bir şey söyleyeceği zaman, önce düşünür, sonra konuşur. Bunun aksi olarak münafığın kalbi, dilinin ötesindedir, düşünmeden konuşur."


"Aklı başında olan kimsenin zamanı bilmesi, dilini koruması, kendi halini düşünüp düzeltmesi boynunun borcudur. (Vehb b. Münebbih )"


Allah Nezdinde Makbul Dualar



Kitabın Adı: Allah Nezdinde Makbul Dualar
Yazarı: Mevlüt Özcan
Yayınevi: Sabır Yayınevi
Sayfa Sayısı: 204

"Allah'ım! Ürpermeyen kalpten, doymayan nefisten, fayda vermeyen bilgiden ve kabul olunmayacak duadan sana sığınırım. (Hadis-i Şerif)"

"Dua Mü’minin silahı, dinin direği, göklerin ve yerin nurudur."

"Amin; Ya Rab kabul buyur, demektir."

"Maksatlar duaların başlangıcıdır, neticesi değil."

"Rızkınız ve size va’d oluna gelen şeyler göktedir. (Zariyat - 22)"

"Işığa sırt dönen önünü kendi gölgesiyle karartır."


"İsra Suresi 45. Ayeti, Nahl Suresi 108. Ayeti, Kehf Suresi 57. Ayeti, Casiye 23. Ayeti, Yasin Suresi 9. Ayetin sonuna kadar okuyan kişi düşmanlarına görünmez."


29 Aralık 2015 Salı

Acı Deniz



Kitabın Adı: Acı Deniz
Yazarı: Fatma Karabıyık Barbarosoğlu
Yayınevi: İz Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 128

"Yol eri olmanın -eri?- ona yüklediği hiçbir şey yokmuşcasına rahat. Ya yüklendiği bir şey yok ya da hiçbir yükü hissetmeyecek kadar mest."

"Yol erinin azığı yaş bir odun parçasıyla tartılır. Odun kurudukça yol erinin ekmeği de buna bağlı olarak azalır."

"Kaçışlar götürmez seni menzile. Menzile ulaşabilmek için yola çıkmayı murad edinmelisin."

"Ben hep başka yerdeyim. Ne onların içinde ne kendi içimdeyim."

"İnsan ruhunun ikizini sadece aşkın kendini her şeyden ayıran renginde mi bulabilir?"

"Beni mahveden şeyin beğenilmemek değil, anlaşılmamak olduğunu anlatmalıyım."

"İyi yazar olmanın şartı önce kendi mektuplarının kendi gönlüne ulaşmasına bağlıydı."

"Neden kitaplardaki insanlar şu gördüğüm insanlardan daha gerçek?"

"Birisini sevmek onu düşünmek mi?"

"Sana gerçekten seni sunacak olan mü'min gönülleridir. Güzel insanların gönüllerinde bulduğun görüntün sana aittir. Bundan sonra seni senden saklayacak aynalara bakma. İnsanların yüzlerine bak. Karşındakinin görüntüsünde gördüğün kendinsin. Unutma. Karşındakinin görüntüsünde gördüğün kendinsin."

"Kalem Bitti

Kurşun kalemde bir ahşap sıcaklığı vardı. O, mahrem duyguların süvarisi idi. İçten geldiği gibi yazılan, yazılıp da kağıtla bile paylaşılmaya kıyılamayan duyguların....
Yaşanılanı yazmak için bire bir idi kurşun kalem. Sonra sus payı gibi üzerinde gezdirilen silgi. Kalemin derdi içindedir. Sahibi sırrı kendisiyle paylaşmış, sırrı onun incecik gövdesine yüklemiştir. Taşıyabilir mi o narin gövde bunu?....
Buna mukabil tükenmez kalem pervasız ve vurdum duymazdır. Ne hürmetkardır, ne itaatkar... İki parmağım gözüne diye yazıyı adeta dürte dürte sunar. Mahremiyete hiç saygısı yoktur. Buradaydı ama karaladım der gibi saklananın yerini gösterir.
Dolma kalem adının ve görüntüsünün aksine kaprisli bir sevgilidir. Her duygu ve düşünce için ayrı tavırlar ister. O tavırlar, inceli kalınlı uçlarla dile gelir. Her zaman asildir. Sahibi için masanın üzerinde daima bir merasim hazırlar. Çantayı, çekmeceyi beğenmez o. Sürekli cepte gezmek ister.
Kalemlere veda... Hanım sultanlara dair bir selam saklasın Topkapı Sarayı'nda; sedef kakmalı yazı takımları... Kalem bitti... Devir, okuma- yazma emirlerinin uygulandığı devir. Sılaya hasret yok. O hasretten yarına devredebilecek duyguların barınağı mektuplar da...Telgrafın tellerine kuşlar konmuyor! Telefonun tellerine sevgiler, özlemler konuyor. Bir gönülden bir gönüle tellerin üstünde büyüsü kalır mı kelimelerin?
Aşklar günübirlik; gençlik, sevgilisi için bile eline kalem almaya üşeniyor. Postacılar beyannameler, çekler, protestolar ve üç kelimelik bayram kartları taşır. Mektup mu? Unutulmuş... Yazılacak ne kaldı ki! Memur kafalı daktilo tuşlarından ukala bilgisayarlara uzanan bir hükümranlıkta...."


Ölümle Başlayan Hayat



Kitabın Adı: Ölümle Başlayan Hayat
Yazarı: Cemal Kamacı
Yayınevi: Milsan Basın Sanayi
Sayfa Sayısı: 152

"Yoksa senden övgü ile bahsedenlerden çılgınca neyi alkışladığını bilmeyenlerden yardım mı isteyeceksin?"

"Batılının insanımızın beyninde oluşturduğu, kendilerine ait sahte ve mutsuz kalıplarını yıkıp yerine, İslam'ın özünden fışkıran Kur'ani ahlak ölçüleri kurmalıyız."

"İnancımın hakim olmadığı bir ortamda başkalarına ait yayınları seyredemem."

"Önemli olan, batılı oyunların hem tuzağına düşmemek hem de onlara karşı koyacağız derken her şeyi reddetmeye kalkmamaktır.Yani, bir meselenin yanlış yönlendirilmesi, onun tamamen inkarını gerektirmez. İslam dini, bir dünya görüşü olarak, beşeri faaliyetleri inkar etmez, onu insanın yaratılış gayesine en uygun hale getirir; yeni baştan düzenler....."

"Dünyada her nimeti bıraksam ne çıkar ki?
Orda O varken, burda bırakılmaz ne var ki?"

"Ne görsem, ötesinde hasret çektiğim diyar;
Kavuşmak nasıl olmaz, mademki ayrılık var?"